Reklam ajansı modeli yıllarca iki ayak üzerinde durdu: büyük ekipler ve saatle fiyatlanan emek.

Uzun süre de işe yaradı. Markalar kalabalık ekipleri, uzun süreçleri ve yüksek ajans ücretlerini olağan saydı. Çünkü işin doğası yavaştı. Strateji bir yerde, kreatif başka bir yerde, medya bambaşka bir yerde ilerliyordu. Bir kampanyanın ortaya çıkması haftalar, bazen aylar sürüyordu.

Sonra yapay zekâ bu yapının en zayıf noktasını ortaya çıkardı.

Yavaşlığı.

Eskiden ancak büyük ekiplerle yapılabilen işlerin önemli bir kısmı artık çok daha küçük ekiplerle, bazen tek bir güçlü kişiyle yapılabiliyor. Bu da reklam dünyasındaki en temel soruyu değiştiriyor.

Müşteri artık "Bu işte kaç kişi çalıştı?" diye sormuyor.

Şunu soruyor: "Ben burada tam olarak neye para ödüyorum?"

Saat bazlı ücret modeli artık eskisi kadar güçlü değil

Çoğu ajans hâlâ zaman satıyor.

Kaç kişi çalıştı? Kaç saat harcandı? Kaç revizyon yapıldı?

Eski dünyada bu mantığın bir karşılığı vardı. Çünkü üretim gerçekten ağırdı. Araştırma vakit alıyordu. Sunum hazırlamak vakit alıyordu. Farklı formatlar üretmek vakit alıyordu. Medya planı, raporlama, analiz, kreatif varyasyonlar... Hepsi insan emeğine bağlıydı.

Yapay zekâ bu yükün büyük kısmını hafifletiyor.

Tekrar eden işleri hızlandırıyor. Operasyonu azaltıyor. Büyük ekiplerin ve uzun takvimlerin gerekçesini zayıflatıyor.

Bu, yeteneğin değerini düşürmüyor.

Tam tersine.

Yapay zekâ iyi bir stratejistin, iyi bir kreatifin, iyi bir tasarımcının hızını artırıyor. Aradaki operasyon yükünü azaltıyor. Gerçek yetenek daha görünür hale geliyor.

Bence kırılma tam burada.

Yapay zekâ işini iyi yapanı daha da güçlendiriyor. Ama yalnızca kalabalık ekip kurarak büyüme devrini de kapatıyor.

Medya gücü nasıl el değiştirdiyse, yaratıcı güç de el değiştiriyor

Bunu aslında daha önce yaşadık.

Yaklaşık on yıl önce medya gücü ajanslardan platformlara geçti. Google, Meta, TikTok ve diğerleri medya kararlarının önemli bir kısmını kendi sistemlerinin içine aldı.

Şimdi benzeri kreatif tarafta oluyor.

Yaratıcı güç artık yalnızca ajans binalarında değil. Doğru araçları kullanan bireylerde, küçük ekiplerde, markaların kendi içinde kurduğu yapılarda.

İyi bir kreatif, doğru yapay zekâ araçlarıyla bugün tek başına küçük bir ajans gibi çalışabiliyor. Harvard Business Review da yapay zekânın bireysel yaratıcıları güçlendirerek yaratıcı gücün dağılmasını hızlandırdığını yazıyor.

Araştırma yapıyor. İçgörü çıkarıyor. Fikir geliştiriyor. İşi farklı kanallara uyarlıyor. Sunumunu hazırlıyor. Hatta ilk prodüksiyon çıktısını bile kendisi alabiliyor.

Bu çok büyük bir değişim.

Eskiden yaratıcı üretimin merkezi ajanstı. Şimdi o merkez dağılıyor.

Yerine yeni sahipler geliyor: yetenekli bireyler, küçük ve çevik ekipler, markaların kendi ekipleri.

In-house artık istisna değil

Markalar da bunu görüyor.

Bir zamanlar in-house ekip kurmak, birkaç büyük markanın denediği özel bir modeldi. Bugün gayet olağan bir tercih.

ANA'nın In-House Agency raporuna göre 2008'de markaların %42'sinin kendi kreatif ekibi vardı. 2023'te bu oran %82'ye çıktı.

Dünyadaki reklam bütçelerinin yaklaşık %40'ı bugün markaların kendi içinde yönetiliyor. eMarketer'a göre bu oran 2030'a kadar %60'a yaklaşabilir.

Bence bu rakamlar yalnızca operasyonel bir değişimi anlatmıyor.

Bir güven değişimini anlatıyor.

Markalar hız istiyor. Şeffaflık istiyor. Kontrol istiyor. Verinin, medyanın ve kreatif kararların birbirine daha yakın, kendi içlerinde işlemesini istiyor.

Yapay zekâ da bunu mümkün kılıyor.

Çünkü artık daha küçük ekiplerle daha çok iş çıkıyor. Daha hızlı deneniyor, daha çok varyasyon üretiliyor, daha çabuk öğreniliyor.

Geleneksel ücret modeliyle çalışan ajansların alanı bu yüzden daralıyor.

Ajansın rolü bitmiyor. Ama şekli değişiyor.

Eski modelin aynı marjlarla, aynı ekip yapısıyla, aynı hızla sürmesi zor görünüyor.

Kazananlar bu değişime direnenler değil

Aynı anda üç şey değişiyor:

  • Saat bazlı ücret modeli, yapay zekânın hızı karşısında zayıflıyor.
  • Yetenekli bireyler küçük birer ajans gibi çalışmaya başlıyor.
  • Markalar medya ve kreatif süreçlerin daha büyük bir kısmını kendi içine alıyor.

Bu, yaratıcılığın önemini yitirdiği anlamına gelmiyor.

Tam tersine.

Fikir hâlâ çok değerli. Strateji hâlâ çok değerli. Zevk, sezgi, tecrübe ve doğru soruyu sorabilmek hâlâ işin merkezinde.

Değişen, bu yeteneklerin etrafındaki yapı.

Daha az hiyerarşik, daha hızlı, daha doğrudan ve daha dağıtık bir düzene gidiyoruz.

Yaratıcı gücün tek bir merkezde toplandığı dönem kapanıyor. Yeni dönemde güç, onu iyi kullanmayı bilenlere geçiyor.

YW tam da bu yeni dönem için var

YW'ye bu yüzden klasik bir ajans gözüyle bakmıyoruz.

Bir network ajansı değiliz. Başında kurucuları var; strateji, kreatif ve prodüksiyonu aynı masada buluşturan çevik bir ekibiz.

Her brief, kendi geliştirdiğimiz yapay zekâ tabanlı iş akışından geçiyor: Creative Intelligence System.

Bu sistem yalnızca üretimi hızlandırmak için yok. Fikri daha sağlam kurmak, daha iyi tartmak ve daha net sunmak için var.

Bu değişimi uzaktan izlemiyoruz.

Tam içinde çalışıyoruz. Müşterilerimiz arasında, Adin.AI gibi pazarlamanın agent tabanlı altyapısını kuran ekipler de var. Yeni düzenin nasıl işlediğini her gün yakından görüyoruz.

Saat bazlı ücret modelini savunmuyoruz. Çünkü yeni dünyanın o yöne gitmediğini görüyoruz.

Gücün yeteneğe, markalara ve doğru sistemleri kullanan küçük ama güçlü ekiplere geçtiği bir dünya için çalışıyoruz.

Bu dönem bizi heyecanlandırıyor.

Çünkü yaratıcı güç artık daha açık, daha hızlı ve çok daha fazla insanın elinde.

Bence asıl fırsat da burada başlıyor.

Yapay zekâ reklam ajansı olarak nasıl çalıştığımızı okuyun, işlerimize göz atın ya da brief'inizi gönderin.